Evlendim ve Arkadaşımı Kaybettim

blog6

“Sen evlendikten sonra çok değiştin” cümlesi sadece eşlerin birbirine kullandığı bir cümle değildir, aynı zamanda yakın olan arkadaş da evlenen arkadaşına bu cümleyi sıkça söyler… Eğer evliliğin “kurallarını” bilmiyorsa ve ben’i daha çok düşünüyorsa.

En yakın arkadaşınızın evleneceği haberini alana kadar bilirsiniz ki sinemaya sadece sizinle gitmekten hoşlanıyor, sırlarını sadece sizinle paylaşıyor,en çok size güveniyor, onun hayatında en özel arkadaş sizsiniz  vs… Ama en önemlisi eşit şartlarda görüşmeler devam ediyor. Bekara, bekar….

Birinin hayatında düzenli bir birlikteliğin olması bile dengeleri bozabilirken, evli ve bekar arkadaş ilişkisi bazen dengeleri altüst edebilir.Julie ve Sarah’da olduğu gibi.

Sarah biliyordu ki her ihtiyacı olduğunda, telefonun ucunda ya da yanında en yakın arkadaşı oluverirdi ama artık en yakın arkadaşın hayatında “hastalıkta ve sağlıkta, sonsuza dek” olması gereken hayat arkadaşı da var.

Cinsel birliktelik dışında her şey aslında en yakın arkadaşla paylaşılabilir. Spor, yemek, içmek, sinema, tatil, gezmek, dertleşmek, para alış-verişi, kıskançlık, huysuzluk…  Ancak bir sevgilinin ya da eşin dolduramayacağı cinsellik dışında duygusal boşluk vardır hep. Bu sebeple, eşit şartlarda iken en yakın arkadaşın evleneceğini öğrenmek, bekar arkadaşı geleceğe dair kaygılandırabiliyor. Çünkü artık her ihtiyacı olduğunda arkadaşının yanında olmasına engel olabilecek bir “tehdit” var. Yalnızlık kalma kaygısı erkenden başlayabiliyor.

Bir de işin içine “yerinde olma” isteği de eklenirse…
“Julie’nin düzgün giden bir hayatı var ve hatta artık evlenecek; oysa benim hayatımda uzun süreli bir ilişki bile yok. Keşke ben de onun gibi olabilseydim…”
İşte bu biraz daha aradaki mesafeyi  açan bir duygu. Yakın arkadaşlık adına bu duygunuzu direk dile getiremeyebiliyorsunuz, ancak bilinçdışınız bunu davranışlarınıza yansıtabiliyor. Hiç olmadık olaylarda tartışabiliyorsunuz….

Peki sonuç hep böyle mi olur?

Elbette ki hayır. Eğer arkadaşınız “yakın”sa gerçekten sizin mutluluğunuz zaten onun da mutluluğu olacaktır ve bundan sonraki süreçte oyunu kurallarına göre oynayacaktır. Siz eşinizle balayındayken sizi arayıp “kötü bir rüya gördüm ve canım çok sıkkın” dan bahsetmeyecektir mesela. Siz de evlendiniz diye arkadaşlarınızla bağlarınızı koparmayıp ilk fırsatta arayacaksınızdır.

Dengelerin bozulması konusunda biri, bir diğerine imrenebilir ama bu hoş bir duygudur, eğer “haset” ediyorsa zaten siz, uzun süredir benim en yakın arkadaşım diye kendinizi ikna etmeye çalışmaktan başka bir şey yapmamışsınız demektir. Siz mutluluğunuzu paylaşırken, o içten içe mutsuzluğunuz için çaba harcıyorsa kendi sahip olamadıkları adına, burada “yakın arkadaş” kavramından bahsetmek çok da doğru olmayacaktır.

Evliliğin “kuralları” gereği elbette ki her zaman her durumda arkadaşınızın yanında olamayabilirsiniz ama bunu eşinizle ve arkadaşlarınızla konuşup, evliliğin ilişkileri sınırlamak için olmadığını, “biz”i göz önünde bulundurarak, “ben”i koruyacağınızı her iki tarafa da söylediğinizde sorunun ortadan kalkmasına yardımcı olmuş olursunuz.

Bu süreçte bilmelisiniz ki alyans, arkadaş ilişkilerinizin prangası olmayacak ve “ben” özel gününüze gölge düşüren arkadaşınızdan daha önemli.